gaziantep escortgaziantep escortgaziantep escort

Gündem

RSS

Kızılay Saldırısına ithafen; büyüdüm, büyüdüm...

Kızılay Saldırısına ithafen; büyüdüm, büyüdüm...
21 Mart 2016 Pazartesi 16:51

Tribün, ankarahaber06.com için özel bir yazı kaleme aldı. Yazısında Ankara'da yaşanan son patlamayı kendi bakış açısı ile okurlarına aktarıyor..

Bir anda aklıma nereden geldi bende hala anlamış değilim ama uzunca bir süre televizyonlarda dönüp duran bir markaya ait süt reklamının şarkı sözleri geldi. Hani şu “büyüdüm büyüdüm p…r’la büyüdüm…” nakaratına sahip olan, buram buram toplumsal cinsiyet kokan, bir yanı ile de nostalji öğesi üzerinden kar yapmayı amaçlayan malum reklam. Sonra biraz daha derinleşti bir şeyler daha da bir içselleşti zihnimde. Tam olarak ortaya çıkan bu bağdaştırmanın nedenselliğinin adını koyamasam da bu mutluluk saçan reklam müziğinin bana o kadar da iyi duygular hissettirmediğinin bir an farkına vardım. Gerçekten bu kadar saf, temiz ve güzel bir dünyada sütümüzü içerek günden güne büyüdük mü? Ya da birilerinin gözünde hep çocuk mu kaldık? 


İç sesimin verdiği yanıt kocaman bir HAYIR!!! 

Kendimin ve çevremin bilincinde olduğum çocukluk yaşlarıma şöyle bir gittiğimde bu reklamın söylediği kadar neşeli bir dünyada büyüyemediğimizi görmem çokta zamanımı almıyor. 

Kısaca bir bakmak gerekirse;
14 Temmuz 1991 - Kahramanmaraş’ın Çağlayancerit ve Pazarcık ilçelerinde köyleri basan PKK militanları, otomatik silahlar ve bombalar ile kadın ve çocukların da aralarında bulunduğu 9 kişiyi öldürdü. Saldırının ardından cesetleri yakarak kaçtılar.
1 Ekim 1992 - PKK, Bitlis’in Cevizdalı köyüne baskın düzenledi. Saldırıda, çocuk ve kadınların aralarında bulunduğu 30 kişi öldürüldü, 25 kişi de yaralandı. 13 köy korucusunu kaçıran saldırganlar köyü ateşe vererek olay yerinden uzaklaştı.
30 Haziran 1996 - PKK'nın ilk intihar saldırısı olarak bilinen olayda Zilan kod adlı Zeynep Kınacı bayrak töreni sırasında askerlerin arasına girerek kendisini havaya uçurdu. Olay sonucunda sekiz asker yaşamını yitirdi. Bu haberler bugün olduğu gibi dünde bu ülkenin televizyonlarında, gazetelerinde, meclisinde, ana-babaların ve sokaklarında oynayan çocukların kulaklarında hep vardı.

Terör her zaman aynı şey olamaya devam ediyor. Daha da yoğunlaşan ve yoğunlaştırılan tarif edilemez bataklığı ile bizleri bir şekilde istemesek de içine çekmekten hiç kaçınmıyor.

Eskiden kırsalda gerçekleşen terör eylemlerinin yeni odağı büyük kent ve siviller haline geldi. 

İnsanın aklına bir sürü cevapsız ve muhtemelen cevapta bulamayacağı sorular geliyor. 
En gizemli olanı ise “neden?”. Şu aralar her sorunun başına giden güzel bir zamir gerçekten.
“Neden bir insan kendini bu şekilde öldürür?” 
“Neden masum insanları öldürür?”  
“Neden doğmamış bir çocuğun katili olur?” 
“Neden gün geçtikçe daha da kötüye gidiyor her şey?” 
“Neden bunlara alışmamız gerekiyor?”
 “Neden çocuklar sokaklarda oynayamıyor?”  Ve daha birçok “neden” sorusu. 

Herkes belki kendince bir yanıt bulur bunlara kimi kendini avutmak, kimisi daha olumlu yaklaşmak, kimisi de sırf cevap bulabilmiş olmak için. Ama söyleyeyim bu soruların hiç birinin cevabı yok. 

“Neden mi ?” çünkü her ne olursa olsun insanların bu şekilde katledilmelerinin bir mantığı yok, buna alışmanın da ya da çocukların sokakta oynayamamasının. Bu düşüncem tüm çirkinliği ile karşımızda duran manzara için biraz fazla hümanist kabul ediyorum ama her şeyde zaten birilerinin insani olmamasından gelmiyor mu başımıza.

Bazı kirli, kokuşmuş oyunlar her zaman vardı bu bölge de nede olsa Ortadoğu ülkesiyiz bu gerçeği değiştiremeyiz. Coğrafya kaderdir evet kabul ediyorum ancak geriye kalan ve kabul görmemiz istenen diğer kaderci ve çıkarcı söylemleri sonuna kadar ret ediyorum. Geçmişe dönüp baktığımda ve kafamı bu güne çevirdiğimde maalesef sadece simaların değiştiğini görüyorum. Bu durum sadece kendim adına değil bu ülke de yaşayan her bir vatandaş adına bana acı vermekten başka hiçbir şeye yaramıyor. Şimdi okuyucuların birçoğu şu soruyu sorabilir “reklam bu işin neresinde?” Aslına bakarsanız tam anlamıyla bir noktasını oluşturuyor diyemem. Sadece reklamda yakın tarihimizden bu yana belli markanın verdiği mutlulukla büyüyen çocuğun yerine kendimi koydum ve aklıma gelen reklam şarkısının sözlerini şöyle anımsadım “Büyüdüm büyüdüm terörle büyüdüm en sonunda bende kurban oldum… annemin gözünde ben hiç büyümedim annemin gözünde ben hep çocuktum.”

NOT: Bu yazı şimdiye kadar yapılan terör saldırılarında hayatını kaybeden mağdurlara ve Kızılay saldırısında annesinin karnında hayatını kaybeden daha adı bile konulmamış 6.5 aylık terör kurbanı bebeğedir…

ankarahaber06.com Özel

Editör

Mitat Tanrıkulu

Bursa Web Tasarım