gaziantep escortgaziantep escortgaziantep escort

Gündem

RSS

Tahir Elçi toprağa verildi

Tahir Elçi toprağa verildi
29 Kasım 2015 Pazar 16:01

Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi için 80 ilin baro başkanı ve siyasilerin de aralarında bulunduğu yaklaşık 50 bin kişinin katılımıyla tören düzenlendi.

Tahir Elçi'nin cenazesi Selahattin Eyyubi Devlet Hastanesi Morgu'ndan alındı. Hastanenin bahçesinde yoğun kalabalık dikkat çekti. Tahir Elçi'nin tabutunun üzerine Diyarbakır Barosu'nun amblemi olan bir örtü serildi. Avukatlar yürüyüşte üzerinde Türkçe ve Kürtçe olarak “Seni unutmayacağız” yazan ve Elçi'nin fotoğrafının bulunduğu pankart taşıdı.

 

Bu arada, cenaze töreninin düzenleneceği alanlarda ve bu alanlara çıkan yollarda alınan geniş güvenlik önlemleri dikkat çekti.

 

Elçi'nin cenazesi İnsan Hakları Anıtı'na götürülürken, burada bir tören düzenlendi. Elçi'nin cenazesi baro başkanlarının omzunda taşınırken, törene HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Türkiye Barolar Birliği Başkanı (TBB) Metin Feyzioğlu, HDP milletvekilleri, 80 ilin baro başkanları, Türkiye'nin değişik illerinden gelen avukatlar, Elçi'nin yakınları, sevenleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Törende Tahir Elçi için saygı duruşunda bulunulurken, Elçi'nin kız kardeşi Türkan Elçi, Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Fırat Anlı, HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş birer konuşma yaptı. 


TÜRKAN ELÇİ: "Seni faili meçhuller ordusu karşılayacak."

Törende sık sık çocukları Arin ve Nazelin'e sarılarak gözyaşları döken Tahir Elçi'nin eşi Türkan Elçi, "Seni faili meçhuller ordusu karşılayacak. Tanıtmaya ne hacet, seni bütün faili meçhuller, seni bütün ailen tanır. Biz seni buradan izledik. Bizim gibi faili meçhullere bir ömür adadın. Kaldı mı senin gibi kınalı güvercinler. Elçi'nin gülümseyen yüzüne bir akşam inecek. Valla ne diyeyim, geldiğim yerde topu topu bir avuç güvercin vardı. Leş kargalar, kartallar, şahinler kol geziyordu.

O'na diyecekler 'Sen bizi savundun, peki, seni kim savunacak?' Benim gibi düşünen eşim var, arkadaşlarım var' diyecek. 'Bugün dilekçe verdim, yurtdışı yasağım kalktı, artık özgürüm, kıtaları, denizleri fersah fersah gezeceğim.' Bütün faili meçhuller onu bağrına basacak. Dört Ayaklı Minare'nin en tepesine konulacak. 'Tarih anlayacak beni. Kirli medya, beni hedef gösteren gazeteler hoşça kalın, beni anlamak istemeyenler, dudak bükenler, geçirdiğim işkence tezgâhları, faili meçhulün yetimleri hoşçakalın, çocuklarım, eşim hoşçakalın' diyecek" dedi.


HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın konuşması ise şöyle:


HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Tahir Elçi için İnsan Hakları Anıtı önünde düzenlenen törende konuştu. Demirtaş, "Tahir'i öldüren devlet değil, devletsizlik. Bugünler de geçecek. Bütün acılar bu topraklarda son bulacak" dedi. 

Demirtaş, konuşmasında "Önemli nasıl öldürüldüğünüz değil, nasıl yaşadığınız. Bizler her saniyemizi halkımızın kutsallarına, değerlerine bağlılıkla geçirdik. Tahir kardeşimiz de öyle. Onun mirası öncelikle buydu. Bizler topraklarımızda çok acı, kan gördük. Morg, mezarlık kapılarında büyüdük. Elbet topraklarımıza barış gelecek" dedi.

"Biz savaş istemiyoruz, kan, ölüm istemedik" diyen Selahattin Demirtaş, "Topraklarımızda özgürce yaşamak istedik. Tek suçumuz budur. Gerçekleri konuşanları yaşam hakkı tanımıyorlar, kendi öz yurdunda" ifadelerini kullandı.

Demirtaş konuşmasında, "Koşullar ne olursa olsun özgürlük ve barışı savunmak cesur olmayı gerektirir. Tahir Elçi yatağında, yastığında ölmeyeceğini bilenlerdi. Hepimiz böyle çıkmadık mı yola? Biz canımızı ortaya koyduk, halkımız yastığında huzur içinde ölsün diye. Bizi böyle korkutamazlar. Tahir Elçi'yi onlarca tanıdık karşılayacak. Yaşam öyküleri Kürdistan toprakları gibi acılıdır. Seni Allah'a emanet ediyoruz. Çok şükürler ki yüzbinlerce dostumuz var, Türküyle, Kürdüyle. Gözün arkada kalmasın, emanetine sahip çıkacak gençler var" ifadelerini kullandı.

Selahattin Demirtaş sözlerini, "Bu siyasi cinayetin tam olarak aydınlanacağından haklı şüphemiz var. Hiçbirinin arkasından katiller adalete teslim edilecek diye rahat olmadık. Bu devleti ele geçiren kendi malı, mülkü gibi kullandı. Kürt halkı şunu iyi biliyor, Tahir'i öldüren devlet değil, devletsizlik. Bugünler de geçecek. Bütün acılar bu topraklarda son bulacak" diye tamamladı.

 

 

AHMET ELÇİ: "Benim kardeşim katledildi."

Kürtçe konuşan Tahir Elçi'nin ağabeyi Ahmet Elçi, devletin kardeşini hedef gösterdiğini öne sürdü. Elçi şöyle devam etti:

"Benim kardeşim katledildi. Kardeşim ilk şehidimiz değildir ve son şehidimiz de olmayacak. Bunu böyle bilmek gerekir. Ama işgalciler, zorbalar, faşist alçaklar bilsinler ki hiçbir zaman Kürt halkın yıldıramazlar. Halkımız sonuna kadar direnecektir. Tahir ölmedi ve ölmeyecek. O özgür bir insandı. Bilin ki devlet elimize ayağımıza kelepçe vurabilir ama asla bizim beynimize kelepçe vuramaz. Onun için özgürüz. Beynimize kelepçe de vurdurtmayacağız. Biz ve halkımız dostlarımızla birlikte direneceğiz. Bunun için buraya Türkiye metropollerinden, Amed, Botan, Serhat ve tüm Kürdistan'dan gelen herkesi selamlıyorum. Halk olarak sonuna kadar direneceğiz. İşgalcilere asla boyun eğmeyeceğiz. Tahir sosyalistlerin, Ermenilerin, Asurilerin tüm Kürtlerin kardeşiydi. Bir Kürt aydın olarak devlet tarafından katledildi. Tarih boyunca bu devletin defalarca Kürt aydının katliamdan geçirdiğini görüyoruz. Ama halkımız yılmayacak ve kazanan biz olacağız." 


ANLI: "Faili meçhul cinayetlerin kuyruğunu bırakmayan devrimci bir insanı uğurladık."

Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eş Başkanı Fırat Anlı, Türkçe ve Kürtçe yaptığı konuşmada, Tahir Elçi gibi arkadaşlarının kendilerine büyük bir miras bıraktığını söyledi. Anlı, bölgedeki her yerde 1990'lı yılların faili meçhul cinayetlerinin 'kuyruğunu bırakmayan', mücadelesini verirken JİTEM'in nefesini de ensesinde hisseden devrimci bir insanın son yolculuğu için bir arada olduklarını söyledi. Anlı, şöyle konuştu:

"Şunu biliyoruz ki bizim için bundan sonra yük daha ağırdır. Omuzladığımız her türlü sorumluluk daha ağırdır. Bunun bilinciyle yaklaşacağız. 90'lı yıllarda birçok arkadaşımız gibi Yeşilyurt, Botan, Lice ve Amed'te, zindanlarda, işkencehanelerde nerede haksızlığa uğrayan bir insan varsa onun öncülüğünde, beraber direndik. Bunun için tüm Kürdistan buraya akmış durumda. Bunun için halkımıza teşekkür ediyorum. Botan'a selam yolluyorum. Böylesi bir evladı yetiştirip Amed'e gönderdiği için. Bu gün binlerce insanla onu paytahtta uğurluyoruz. Hiçbir insanımız artık korku duvarıyla engellenemez. Bu halk aştı korkuyu. Özgürlüğü yaşıyor. Amed, Rojava, Botan, Serhat, İstanbul'da bu özgürlüğü yaşıyor. Tahir gibi arkadaşlar bize büyük bir miras bıraktılar. Bizde bunu büyütüp mücadelesini sürdüreceğiz."

 

 

Editör

Ali İfşa Karabacak

Bursa Web Tasarım