Kültür-Sanat

RSS

14 metre suyun altında bir müze!

14 metre suyun altında bir müze!
22 Mart 2016 Salı 12:54

Avrupa'nın ilk sualtı çağdaş sanat müzesi Museo Atlantico, Atlantik Okyanusu'nda, suyun tam 14 metre altında. Müzede, İngiliz sanatçı Jason deCaires Taylor'a ait iki farklı heykeller topluluğu sergileniyor.

Avrupa'nın ilk sualtı çağdaş sanat müzesi Museo Atlantico, Atlantik Okyanusu'nda, suyun tam 14 metre altında. Müzede, İngiliz sanatçı Jason deCaires Taylor'a ait iki farklı heykeller topluluğu sergileniyor. Çalışmasına uygun olarak, geleneksel sanat türlerinden farklı, enstalasyon (yerleştirme sanatı) türünü kullanmış. Sanatçının ses getireceği tahmin edilen bu enstalasyon çalıması, pH açısından nötr olan deniz çimentosundan yaptığı 400 heykelden oluşmakta.Sanatçı, çalışmasında, dünya çapında güncel bir sorun olan mülteci mevzusunu da ele almış. Müze, resmi olarak, scuba dalgıçları ve şnorkelle dalanların ziyaretine 25 Şubat tarihinde açılacak.

İngiliz sanatçı, "The Rubicon" adını verdiği bu çalışmayla, "Rubicon'u geçmek"  deyimine atıfta bulunmuş. İklim değişikliğini ve geri dönüşü olmayan bir noktada olduğumuzu simgeliyor. 35 kişilik figürlerden oluşan topluluk, okyanusun dibinde büyük bir bilinmeyene yürüyüşü ifade ediyor. 


Rubicon, İtalya'nın kuzeyinde bulunan, 29 km uzunluğundaki nehir. Apenin Dağlarından doğar ve Emilia-Romagna bölgesinde bulunan Rimini ve Cesena şehirleri arasından geçerek Adriyatik denizine akar. "Rubicon'u geçmek" deyimi ise geri dönüşü olmayan noktadan ileri gitmek anlamında kullanılır ve Jül Sezar'ın MÖ 49 yılında Lejyonu ile nehri geçmesine atıfta bulunur.Robicon, Roma Cumhuriyeti döneminde, generallerin ordularıyla geçmesinin yasak olduğu, Cisalpina Galya eyaleti ve İtalyanın güneyi arasında bir sınır çizgisi kabul edilmiştir. Jül Sezar ordusuyla nehri geçince bu yasağı çiğnemiş ve bir iç savaşa neden olmuştur. Tarihçi Suetonius'a göre Sezar, ālea iacta est (zarlar atıldı) olarak bilinen ünlü sözünü bu sırada söylemiştir.

İkinci çalışma "The Raft of Lampedusa". Lampedusa, Afrika'dan Avrupa'ya yapılan kaçak göç yolları üzerindeki bir adadır. Eser, Suriye'de devam eden mülteci sorunu temsil ediyor. Bu çalışma, umutsuz insan figürlerinin, bir botta yardım beklediğini anlatıyor. Sanatçı deClaires "Bu çalışma, kayıp pek çok hayata övgü ya da anıt olarak değil, küresel toplumumuzun ortak sorumluluğunu anlatmak için tasarlanmıştır." diyor.


İngiliz sanatçı, 2006 yılında dünyanın ilk sualtı heykel parkı olan, Molinere Sualtı Heykel Parkı'nı (Molinere Underwater Sculpture Park) oluşturmuş ve ziyarete açmıştı. 
İzleyicinin sadece bakmakla kalmayıp dünyada yaşadığı gibi sanat eserinin içinde 'yaşaması', hatta bir parçası olması, fikrini benimseyen görsel sanatçı çalışmalarında enstalasyon yöntemiyle devam ediyor.





Buse Melin'in Özel İncelemesi

Editör

Mitat Tanrıkulu

Bursa Web Tasarım