Kültür-Sanat

RSS

Ankara'da tarihi doku yok oluyor

Ankara'da tarihi doku yok oluyor
17 Mart 2016 Perşembe 11:20

Ankara'nın tarihi mekanlarının korunmaması, tarihin yavaş yavaş yok olmasına neden oluyor. Ankara Kalesi ve Roma Tiyatrosu’nda yaşanan kirlilik gün geçtikçe artıyor.

Kentin yaşayan tarihleri Ankara Kalesi ve Roma Tiyatrosu’nda yaşanan tahribat gün geçtikçe büyüyor. Yetkililerin önleyemediği manzara, Ankara’nın yüzünü kızartmaya devam ediyor. Kente gelen turistler yakılan, yıkılan, çöp atılan, üzerine yazı yazılan tarihi kalıntılarla karşılaşıyor.

* Tarihi surlara yazı yazılıyor
* Seyyar satıcılar tezgâh açıyor
* Gece alemleri yapılıyor
* Ateş yakılıp, zarar veriliyor
* Çöp ve moloz atılıyor

Başkent turizminin göz bebeği ve şehrin simgelerinden tarihi Ankara Kalesi’ndeki tahribat devam ederken, surların içi de seyyar tezgâhlarıyla dolmaya başladı. Tarihi kayıtlara göre M.Ö. 2’nci yüzyılda inşa edilen ve yüzlerce yıllık tarihe tanıklık eden Ankara Kalesi’nde, bilinçsiz kişilerce yapılan tahribat gün geçtikçe büyüyor. Her gün yerli ve yabancı binlerce turistin ziyaret ettiği tarihi kale, Ankara’nın yüzünü kızartıyor. Büyükşehir Belediyesi Kent Estetiği Dairesi Başkanlığı ekiplerinin dönem dönem yaptığı temizlik çalışmalarına rağmen, bilinçsiz kişilerin sprey boya ile surlara yaptıkları çizimlerin sayısı artıyor.

SEYİR TERASINDA GECE ALEMİ

Kalenin ‘seyir terası’ olarak bilinen yerden 110 metre yükseklikteki gözetleme kulelerinde yapılan gece alemleri de devam ediyor. Turistler, bağımlıların tuvalet ihtiyaçlarını giderdikleri kuleleri, pis koku nedeniyle ziyaret edemiyor. Gece yakılan ateşin, surlarda oluşturduğu tahribat da gün ışığında ortaya çıkıyor. Çok sayıda medeniyete ev sahipliği yapan kaledeki is lekeleri ve ateş kalıntıları dikkat çekiyor.

TARİHİ SURLARDA SEYYAR TEZGÂH

Kaleye çıkan merdivenlerde kendisine yer bulamayan seyyar satıcılar ise tarihi surların içine tezgâh açıyor. Ankara’ya özgü el işi ürünlerin satıldığı merdivenlerdeki tezgâhların aksine sur içindeki tezgâhlarda, takı malzemeleri satılması da dikkat çekiyor. Tezgâha sığmayan ürünler ise tarihi surlara çakılan çivilere asılıyor. Vatandaşlardan bazıları surların içine tezgâh açılmasına aldırış etmezken, bazıları da tepki gösteriyor. Ankaralılar kaledeki güvenlik önlemlerinin artırılmasını ve tahribatın önlenmesini istiyor.

MAALESEF BAŞ EDEMİYORUZ

Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek, Ankara Kalesi’ndeki tahribatla ilgili olarak 2015 Aralık’ta yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullanmıştı:
“Bu işi yapanlar, maalesef uyuşturucu kullanan kişiler. Güvenlik görevlileri bunlarla karşı karşıya geldiklerinde hayati tehlike yaşıyor. Maalesef baş edemiyoruz. Hiç umurlarında değil. Duvarın kenarında ateş yakıyorlar onun isi duvarı perişan ediyor. Polis alacak götürecek de ne yapacak? ‘Niye yaktın’ diye alacaksın ifadesini, bırakacaksın gidecek, yine yakacak maalesef.”

İZLER KAYBOLUYOR

Ulus’ta, 2009’da yapılan arkeolojik kazı çalışmaları sırasında bulunan 2 bin yıllık Roma Tiyatrosu da, Ankara Kalesi ile aynı kaderi paylaşıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın turizme kazandırmak amacıyla çevresindeki yapıları yıkılmasına karar verdiği tiyatro 2013’te Büyükşehir Belediyesi’ni devredildi. ‘Ulus Tarihi Kent Merkezi Yenileme Alanı Projesi’ kapsamında tarihi tiyatroyu konser alanı yapmak isteyen Büyükşehir Belediyesi, bakanlık ile imzaladığı protokolün ardından 7 Temmuz 2013 tarihinde çalışmalara başladı. Ancak belediye, projede belirtilenin aksine alandaki taşların gülkurusu renginde olmasına rağmen restorasyon sırasında tarihi tiyatronun ilk üç oturma sırasına mermer döşedi. Kültür ve Turizm Bakanlığı arkeologları beyaz mermerlere itiraz ederek restorasyon çalışmasını durdurdu.

BAĞIMLILARA YAŞAM ALANI

2 yıl önce duran çalışmaların ardından kaderine terk edilen tarihi Roma Tiyatrosu, alkol ve madde bağımlılarına mesken oldu. İçeriye girişleri önlemek için etrafı beton bariyerlerle çevrili halde bekleyen tiyatroyu yaşam alanına çeviren bağımlılar yüzünden tarihi izler her geçen gün yok oluyor. Bir dönem ülkelerindeki iç savaştan kaçıp, Ankara’ya yerleşen Suriyeli mültecilerin de çadır kurduğu tarihi kalıntılarda gece alemleri yapılıyor.

21. YY’DA MEDENİYETTEN UZAK

Bağımlıların yaktığı ateş, kalıntılara zarar verirken, alan çöplüğe döndü. Alkol şişeleri, cam kırıkları ve uyuşturucu madde düzeneklerinde kullanılan plastik şişelerle başbaşa kalan tarihi tiyatro alanının üst kısmındaki bölgeye de moloz ve çöp atılıyor. M.Ö. 2’nci yüzyıldan bu yana çok sayıda medeniyete ev sahipliği yapan tarihi tiyatro, bilinçsiz kişilerce tuvalet olarak kullanılıyor.

Editör

Mitat Tanrıkulu

Bursa Web Tasarım